Ads Top

Alber Einstein Kimdir ? Albert Einstein Hayatı




ALBERT EİNSTEİN


Onun hayatı biz bilim meraklıları için adeta bir serüven. Bilimin akışını değiştiren, kesin görülen kanunları yıkan, asırlık büyük fizikçilerin fikirlerini tekrar sorgulatan ve bütün bu yaptıklarında da ne kadar haklı olduğunu herkese kanıtlayan tarihin en ünlü bilim insanı Albert Einstein.

HAYATI
Elektrik mühendisi bir babanın ve piyanist bir annenin çocuğu olarak 14 Mart 1879 yılında dünyaya gelir. Okul yıllarında çok başarılı bir çocuktur. Evlerine misafir gelen bir üniversite öğrencisinden ve amcasından aldığı kitaplar ile bilim, cebir, geometri gibi konularla ilgilenmeye başlar. Problemleri çözer ve onlara alternatif yollar bile bulur. Henüz on altı yaşındayken tek başına diferansiyel ve integral hesabı yapabilen bir çocuktu Albert.

EĞİTİM YILLARI
On beş yaşındayken ailesi iş için İtalya’ya taşınma kararı alıyor ve onu lisesini bitirmesi için Almanya da bırakıyorlar. Uzun süre buna dayanamayan Einstein, aile dostları olan bir doktordan rapor alıp okulu orada bitiremeyeceğini göstererek, İtalya’ya ailesinin yanına gidiyor. Liseyi terk etmişti fakat lise belgesi istemeyen bir okul olan Federal Politeknik Okulunun giriş sınavına girdi. Matematik ve fizikte oldukça iyi notlar alsa bile diğer bütün derslerden kalmıştı. Fakat parlak bir öğrenci olduğunu orada da göstermiş ve okulun yöneticisi onu bir liseye yönlendirmiş, seneye diğer derslerine de hazır gelmesi gerektiğini söylemişti.
Öğrencilik hayatının belki de en rahat yıllarını geçiren Albert, diğer insanlara göre düşündüğünü söylemekten korkmayan, meraklı ve oldukça cesur bir kişilikti. Gittiği lise de onun bu aradıklarını ona verdiğinden dolayı güzel ve mutlu bir yılın ardından istediği okulun giriş sınavını başarıyla geçmişti.

YILLARCA VATANSIZ KALDI
Bu yıllar arasında Alman vatandaşı olmak istemediğini, aslında hiçbir yere bağlı kalmak istemediğini tamamen özgür olmak istediğinden dolayı Alman vatandaşlığından çıktı. Tam beş yıl boyunca Vatansız kaldı.
Kazandığı okulda babasının isteği olan ve herkesin yöneldiği bölüm olan mühendislik yerine fiziği seçmişti. O bilimin tanrısıydı ve onu anlamasının en iyi yolun da fizikten geçtiğine inanıyordu. Dersleri dinleyip ezber yapmak değil, evreni tamamıyla anlamak istiyor, sorularına cevaplar duymak istiyordu. Bu düşüncelerinden dolayı çok defa öğretmenlerinin kötü bakışlarını üzerine çekmişti.

İLK EVLİLİĞİ
Bu okul aynı zamanda onun “Hayatımın Aşkı” olarak nitelendirdiği belki de Einstein ile evlenmeseydi dönemin en ünlü kadın bilim insanlarından biri olabilecek Mileva Maric ile tanıştırmıştı. Arkadaşlıkları kısa sürede aşka dönüştü. Einstein onun aklına âşık olmuştu. Çok zeki bir kadın olan Mileva Maric ile ailesinin istememesine rağmen evlenmiş ve üç çocukları olmuştur. İlk çocukları olan Lieserl küçük bir bebek iken ölmüş daha sonra iki oğulları olmuş çiftin.
Çok zeki bir bilim insanıda olsa ailesine bakmak zorundadır fakat dönemde istediği işi asla bulamaz. Okulda asistanlık yapmak istiyor olsa da öğretmenlerinin gözüne batan biri olduğu için bunu başaramaz. Bir süre işsiz gezdikten sonra üniversiteden bir arkadaşının yardımıyla patent bürosunda işe başlar. İyi de bir maaşı vardır fakat o bohem bir hayat yaşamak yerine hayallerini süsleyen, aklındaki soruların cevaplarını bulmak istediği işi yapmak istemektedir. Bu dönem onun için karanlık ve mutsuz geçmiş olsa bile eşinin de yardımıyla 1905 senesinde sessizce dört makale yayınlar. İşi çok yoğun olduğu için eşi onun için araştırmalar yapar, matematiksel hesaplamalarda yardım eder ve birbirinden büyük fikirler, bakış açıları sunan dört makale ortaya çıkar. Bu makaleleri sırayla önemli yerlere yollayan Einstein sonunda hak ettiği üne kavuşmaya önemli bir adım atmış olur. Ortaya attığı teoriler bilim dünyasını adeta sallamış, onun bir deli olduğunu düşünmelerine sebep olmuştur. Isaac Newton’un iki asırdır fizik dünyasının sorgulanamaz gerçek kabul edilen mekanik yasalarını değiştirmişti.  Mucize yıl olarak adlandırılan 1905 yılında, patent bürosunda çalışan bir memurun yaptıklarını anlamaya çalışan dünyada sonunda ona da yer açılmıştı.

BAŞARISININ SIRRI
Einstein’a göre başarısı merakında gizliydi. Yetenek onun için küçük bir detaydı. Küçük yaşlarda babasından aldığı bir pusuladan itibaren hayatının sonuna kadar her şeyi sorguladı, mantığını anlamaya çalıştı.

ÖZEL HAYATI VE İKİNCİ EVLİLİĞİ
Fizikte çok başarılı olsa bile özel hayatı bir o kadar başarısızdı diyebiliriz. Herkese karşı nazik ve anlayışı biri olan Einstein aile yaşantısında maalesef bunu başaramıyordu. Mileva Maric evliliğinde, bilim kadını olmak isteyen fakat ev işleri ve çocukları için bir nevi hayatını biraz da feda etmenin mutsuzluğu altında ezilen bir kadın oldu. Mutsuzluğu bir melankoli dönemi haline geldi. Bununla daha fazla yaşayamayan Einstein, ayrılmalarından bir süre önce birinci dereceden kuzeni olan Elsa Loewenthal ile ilişki yaşamaya başlamıştı. 1914 yılında ilk eşiyle ayrı yaşamaya başlasa bile eşinin ondan boşanmasına ikna edemez ve herkesin duyunca çok şaşırdığı o evlilik sözleşmesini ona imzalatır. Sözleşmeye göre eşi onunla konuşmayacak, istediği zamanlar odasını terk edecek ve sadece yemek gibi ihtiyaçlarını sorunsuz yerine getirecekti. Bunu eşine bir bezdirme yöntemi olarak uygular.
1919 yılında ilk eşiyle sonunda uzlaşmaya varan Einstein bazı şartlar altında boşanırlar. Bu şartlardan bazıları; Nobel ödülünün yanında verilen parayı ona vermesi, düzenli aralıklarla özellikle oğulları için para yollaması gibi maddeler.

ANNUS MIRABILLIS: MUCİZE YIL
1905 Yılında peş peşe yayınladığı o makalelere ve konularına bir göz atacak olursak:
·        9 HAZİRAN 1905 FOTOELEKTİK OLAY: Planck’ın "Kara Cisim Işıması" çıkmazına çözüm olarak önerdiği, radyasyonun kuantalardan oluştuğu tezinin ışık için de geçerli olduğunu önerdi ve böylece kuantum kuramının temellerinin atılmasına önemli bir katkı sağladı.  Aynı zamanda Nobel ödülünü kazandıran makaledir.
·        17 TEMMUZ 1905 BROWN HAREKETİ: Atomların ve moleküllerin varlığına bir kanıt sundu ve istatistik fizik alanına destek sağladı.
·        26 EYLÜL 1905 ÖZEL GÖRELİLİK: Maxwell'in elektromanyetik denklemleri ile mekanik yasalarını bağdaştırdı, ışık hızının her referansa göre sabit olduğunu önerdi, esirin varlığını reddetti.
·        21 KASIM 1905 KÜTLE-ENERJİ EŞİTLİĞİ: Kütle enerji eşitliğini ünlü formülü ile gösterdi, ışığın gravitasyon ile bükülebileceğini açıkladı. (E= mc2)

NOBEL ÖDÜLÜ
Artık dünyanın en meşhur bilim adamı olan Albert Einstein dünya tarafından çok sevildi. Onu destekleyen birçok bilim adamı olmasına rağmen, onu sevmeyen yaptıklarının birer hayal ürünü olduğunu savunan, bulduklarının fizikte yerinin olmadığını söyleyen önemli bir azınlık ile de baş etmek zorunda kaldı. Onun “hayatımın en güzel düşüncesi” olarak anlattığı özel göreliliği ispatlamasına rağmen kabul etmeyen ve ispatının yanlışlığının da bir ispatı olacağı fikrini öne süren bilim adamları vardı. Bu düşüncelerle hak ettiği Nobel ödülünü beklediği zamanlarda alamadı. Fakat tanınan en büyük bilim adamını da daha fazla bekletemeyeceklerini bildikleri için, ışığın oluşumu ve dönüşümü üzerine görüşlerini belirttiği, Fotoelektrik etki için Nobel ödülü verdiler. Onlar için görelilik aksi ispatlanabilecek bir teoriden öte değildi çünkü.
Bütün bunların yanında dini inancından ve kökeninden dolayı çok dışlandı, tepkiler gördü. Almanya o zaman Hitlerin etkisi altına girmeye başlıyor ve bu da Yahudi olan Einstein ve diğer arkadaşlarını korkutuyordu. Bekledikleri gibi de olmaya başlamıştı. Bunun üzerine Amerika’ya giden Einstein bir daha doğduğu topraklara geri dönmedi.

ATOM BOMBASI
1939 Yılında, Hitler Almanya’sının atom bombası yapma riski olduğunu öğrenen içlerinde fizikçi Leo Szilard’ın da olduğu bir grup Macar bilim adamı devlete uyarıda bulunuyor fakat ciddiye alınmıyorlardı. Bunun üzerine Einstein kendi saygınlığını kullanarak başkana bir mektup yazıyor ve bu mektupta Nazi Almanya’sının bir atom bombası hazırlıyor olabileceğinden bahsediyor. Ayrıca mektupta uranyum ve zincir reaksiyonları hakkında da bilgi veriyordu. Almanya’nın bu silahı önce yapma fikrine karşı hemen araştırmalara başlayan ABD atom bombasını geliştiren tek devlet oldu.
“Hayatımda yaptığım en büyük hatam” olarak bahsettiği bu mektup onu büyük üzüntülere sevk etmiştir. Sonuçlarının böyle olacağını asla tahmin etmeyen Einstein daha sonra bu bombanın kullanımını kontrol altına almak için önemli adımlarda atmıştır.

BEYNİNİN ÇALINMASI
18 Nisan 1955’te, iç kanama sebebiyle hayata gözerini yumdu. Onun vasiyetine göre vücudunun tamamen yakılması gerekiyordu. Fakat son isteği yerine getirilemedi ve beyni otopsisi sırasında çalındı. Yaşadığı yıllarda insanlığa hizmet eden beyni, o öldükten sonra da birçok çalışmaya konu oldu. 53 yıl sonra beyni hastaneye geri döndü.
Tarihin tanıklık ettiği en büyük bilim adamlarının başında geliyor. Geçmişten günümüze birçok bilim adamına ilham kaynağı olmuş, keşifleriyle yollarını aydınlatmış dünyanın en zeki insanlarından biri. Günümüz teknolojisinde bile ona hala çok şey borçluyuz.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.