Ads Top



Endüstri 4.0 Nedir ?

Sanayide artık yeni bir devir başladı. Dördüncü devir olarak geçen bu kısma Endüstri 4.0 diyoruz. Birkaç yıl önce Almanya’da başlayan dördüncü sanayi devrimi hızlı bir şekilde batı dünyasına ve sonra da tüm dünyaya yayılmaya başladı. Bizim de yakından takip ettiğimiz ve kaçırmamak için uğraştığımız bu dönem, önceki yazımda açıkladığım yapay zekânın sanayi ile harmanlanmış hali diyebiliriz. Bu karışım sanayi, teknoloji, ergonomi gibi önemli faktörleri bir araya getiriyor.Bütün bunları da daha hızlı, ekonomik ve sağlıklı bir şekilde yürütüyor. İş ortamlarını robotlaştırma olan sistemleri daha az insan, daha çok robot şeklinde işliyor. İnsan gücü yerini tamamen son teknolojiye sahip robotlara bıraktı diyebiliriz. Özellikle endüstri 4.0’a geçen gelişmiş ülkelerde şimdiden işsizlik oranı arttı bile. Bu kadar büyük bir etkiye sahip olan ve herkesin dilinden düşürmediği endüstri 4.0 nasıl bu aşamalara geldi, dönemlerini inceleyerek önemini hep beraber anlamaya çalışalım.





Tarihimize baktığımız zaman 4 büyük endüstriyel devrim görüyoruz;
1-     İlk sanayi devrimi (1.0) su ve buhar gücünü kullanarak mekanik üretim sistemleri ile ortaya çıktı
2-    İkinci sanayi devrimi(2.0) ile elektrik gücünün yardımıyla seri üretim tanıtıldı.
3-    Üçüncü sanayi devriminde (3.0) ise dijital devrim, elektroniklerin kullanımı ve bilgi teknolojisinin gelişmesiyle üretim daha da otomatik hale geldi.
4-     Dördüncü sanayi devrimi (4.0) ise endüstri ile yapay zekanın birleşiminden oluşan nesnelerin ve hizmetlerin İnternet'i sonucunda akıllı iş ortamları oluşturarak, insanlara gereksinim duymadan daha seri üretim yapabilmek amaçlanıyor.


Tarım uygarlığı, endüstriyel çağ derken 2000’li yıllarda bulunuyoruz ve artık bilgi çağında yaşıyoruz. Ve bu arada dört tane sanayi devrimi yaşadık. Şu an dördüncüsünün içinde bulunduğumuz dönemin ayırt edici özelliği üretim süreçleri içerisinde yer alan tüm araç ve makinaların, sensörler ve İnternet aracılığıyla karşılıklı etkileşime geçerek üretimi eş anlı düzenlemeleridir. Mekan ve zaman kaybı yaşamadan maksimum üretim elde etmeyi amaçlıyor. Şu an dünya üzerinde gece gündüz aralıksız üretim yapan birçok fabrika bulunuyor. Bunlar kendi kendini üreten veya kuran sistemlerden oluşuyor. Bu akıllı fabrikaların birçok artısı olduğu kadar eksileri de bulunuyor. Örneğin çok yüksek teknoloji ve yüksek maliyet gerektiriyor. Bundan dolayı da çoğunlukla gelişmiş ülkelerde kullanılıyor.

2020 yılına geldiğimizde yaklaşık 50 milyar cihazın birbiriyle iletişim halinde olacağı tahmin ediliyor. Bütün bu nesnelerin interneti ile herhangi bir insan gücü kullanmadan ev, iş yerleri, lojistik ve sosyal ağlara kadar hepsinin birbirinden haberdar olması ve etkileşim içinde olması hedefleniyor. Tamamen milyonlarca robottan kurulmuş bir sistemden bahsediyoruz.

Artık tamamen farklı ve çok hızlı gelişen bir dönem de bulunuyoruz. Bu dönemi yakalayıp bir parçası olmak hayati öneme sahip. Yakalayamazsak geri de kalırız, kayboluruz. Geleceğin mühendisleri olarak gelişmeleri yakından takip etmeli, onlara ayak uydurmalıyız. Bu gelişmeleri alıp kendi toplumumuza entegre etmeli, eklemeli ve çıkarmalıyız. Çok kısa bir zaman içerisinde çok büyük ilerlemeler kaydediliyor. Kısa zaman öncesinin hayalleri şu anın gerçekleri iken, şimdi teknolojik anlamda hayal diye bir şey kalmadı diyebiliriz. Hayal edilen birçok şey gerçekleştiğine şahit olduk çünkü.
 Genel bir bakış açısıyla yaklaşmaya çalıştığım endüstri 4.0’a ülkemizde ve dünyada birçok güzel örneğine rastlayabiliyoruz. Bütün bu kapsamlılık, bütünsellik ve odak ile inanılmaz bir seri üretim ve dağılımının gerçekleşmesi  karşısında şaşırmamak işten bile değil. Bütün bunlar içerisinde ve hep yenilik ile kalın …



Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.