Ads Top

Üniversite Sınavına Girmeden Önce Duymanız Gereken 5 Tavsiye



Üniversite sınavına girecek tüm öğrencilerin hepsi eminim birçok seminere katılmıştır. Gerek aileleriyle, gerek öğretmenleriyle sayısız kere bu konu üzerine sohbet etmişlerdir. Herkesin size verebileceği kesin tavsiyeler vardır. Ama çoğu insan şunu unutuyor ki ortak bir sınava girecek olsak bile herkes farklı duygu, düşünce, hayal ve karakteristik özelliklerden oluşuyor.  Her insanın sınavdan beklediği sonuç diğerinden farklı. Birbirinden tamamen farklı binlerce insanın hazırlandığı ortak bir sınav bu. Herkesin hazırlanma tarzının birbirinden farklı olması da tamamen doğal bir sonuç. Ancak belli temel başlıklar altında kendi yolunuzu deneyerek bulabilirsiniz.
Bir insan 8 saat uyuyarak tam verim alabiliyorken, bir diğeri bunu daha az bir süreye düşürmeyi başararak aynı verimi alabilir. Veya 40 dakika çalışıp 10 dakika mola vererek ders çalışmak bir insan için çok iyi sonuçlar çıkarabiliyorken, başka birisinde bu durum 3-5 saat aralıksız çalışıp daha uzun molalar vererek yürür. Belli bir plan program yapsak bile hayat her zaman bizim istediklerimizi sunmaz. Bugün şu kadar saat ders çalışamadım diyerek tüm motivasyonu bozmak yerine çalışamadığım bu arayı nasıl kapatabilirim diyerek zaman üzerinde sihirbazlık yapmamız gereken bir dönem bu. Zamanın kıymetini, nasıl çabuk tükendiğini fark etmemizi sağlayan aynı zamanda başarılı olmak isteyenler için de zamanı nasıl daha verimli kullanabileceğimizi öğreten bir dönem aslında. Tek zaman olarak da düşünmeyelim. Stres ile başa çıkabilmeyi, plan ve program yapabilmeyi öğretiyor. Hatta insan ilişkileri üzerinde bile büyük etkisi var. Çünkü hayatımızın bu dönemine kadar olan kısmı için ilk en önemli sınavımızı başarılı bir şekilde vermeye çalışıyor olacağız. Peki, sınava girmeden neler yapmalıyım? Bel kemiği diyebileceğimiz işleyiş farklı olsa da aynı kuralların gerçekleşeceği özellikler ne gelin onları inceleyerek temel tavsiyeler bulunmaya çalışalım.

1-    STRES YÖNETİMİ

Stres hepimizin başının belada olduğu önemli bir problem. Ona karşı hazırlıklı olmalı ve onunla başa çıkabilmeyi öğrenmeliyiz. Önceliğimiz, kendimize her durumda güvenmemiz ve yapabileceğimize inanmamız. Gerçekten kalpten inanırsak zor bir durumda karşılaştığımızda beynimizi de kandırmış oluruz. Psikolojik açıdan hazır olmak en önemli silahımızdır. Bunların temeli de pozitif düşüncelerde yatıyor. Bu dönem genellikle çok gergin olduğumuz için bunu aşmak için genellikle pozitife odaklanmalı pozitif düşünmeliyiz. Bunun kolay olduğunu söylemiyorum hatta kesinlikle zor fakat sonucu da kesinlikle pozitif olacaktır.
Kendinizi mutlu eden şeyler yapmalısınız bu dönemde. Sınav esnasına gelirsek;
Güne elimizden geldiğince iyi başlamalıyız. Kendimizden emin ve mutlu bir şekilde güne başlarsak etrafımızda bizim enerjimizi düşürecek her şeye karşı da gardımızı almış oluruz.
Sınava giderken içinde kendinizi en rahat hissettiğiniz, sevdiğiniz kıyafetleri giyerek gidin.
Son anda taktik değiştirmeyin. Mantıklı bile olsa ufak bir hatada sizi daha fazla strese sokar ve elinizdekileri de kaybetmeye yol açabilir.
•Sınav esnasında bazen bir soruyu defalarca okuyup anlamadığımız zamanlar olur. Böyle durumlarda kendinize 5 saniye ile 20 saniye arasında değişen küçük ve büyük molalar verebilirsiniz. Bu molalarda sınav kitapçığından farklı boş yüzeylere bakarak alınan derin nefesler beyninizi boşaltmanıza ve odağınızı arttırmanıza yardımcı olur.

2-    AMACINIZA YÖNELİK ÇALIŞMA

Sınav çalışmaya başladığımız dönemde de, sınava giderken de hedefimizin olması çok önemli. Çalışmalar bizi ilerletir ama hangi yöne ne kadar ilerleyeceğimizi hedeflerimiz belirler. Sınav süresini yeterli kullanmak ve bütün sorulara bakmak çok önemli fakat her şey sınavda istediğimiz gibi gitmeyebiliyor. Beklenmedik durumlarla karşılaşabilme olasılığı maalesef çok yüksek. Örneğin bizim için en önemli sorular matematikte olduğu halde matematiğe zaman yetiştiremeyebiliriz. Veya matematikte en çok sevdiğimiz konu olan türevin soruları sonda olduğu için kesin yapacağımız soruları kaçırmış olabiliriz. Bunun için sınavdan önceki dönemde elimizden geldiğince deneme çözmeli ve sınava nereden başlayacağımıza karar vermeliyiz. Her deneme ve deneme sonuçlarını doğru analiz etmek sizi hedeflerinize bir adım daha yaklaştırır.

3-    ZAMAN KONTROLÜ

Sınav esnasında olacakları önceden bilemeyiz. Fakat tahmin ederek işimizi şansa bırakmayabiliriz. Sınav başlarken aklımızdan sınav dışındaki bütün düşünceleri çıkarmalıyız. Ya yapamazsam düşüncesi kendimizi daha fazla baskı altında bırakmaktan başka bir işe yaramaz. Bütün odağımızı sorulara vermeliyiz. Bunu sadece sınav esnasında değil sınavın yaklaştığını hissettiğiniz günden itibaren yapmaya başlayın. Zaten sınavdan çıktıktan sonra ve sonuçlar açıklandıktan sonra önünüzde düşünmeye ve araştırmaya ayırabileceğiniz yeterli bir süreç olacak. Bu sebeple bu düşünceler sınavda soruları farklı anlamanıza ya da hiç anlamamanıza yol açar. Bu da çözeceğiniz soru sayısını ve orantılı bir şekilde doğrularınızın sayısını aşağıya çeker. Örneğin sınava son iki hafta kaldı ve artık sınavın bütün ciddiyeti ve sorumluluğu üzerinizde. Bu şekilde son hazırlığı yapmak sizi fiziksel açıdan da ruhsal açıdan da çok yorar. Bu kısımda elinizden geleni yaptığınıza inanmaya çalışmalı ve bütün baskıya yönelik düşüncelerden uzaklaşarak sadece sınavı nasıl daha verimli geçireceğinize odaklanmalısınız. Kesinlikle yazıldığı kadar kolay yapılabilecek bir şey değil. Fakat zoru başarmanın verdiği haz, mutluluk her zaman daha fazla ve güzeldir.

4-    RAHATLAMA YOLLARI

Stres ile başa çıkma yöntemleridir aslında bu da. Birçok yöntem mevcuttur. Eminim çoğunu da biliyorsunuzdur. Temel olarak hepsi ruhunuzu rahatlatıp beyninizi boşaltmaktan geçer. Huzurlu ve yaptığı şeyin onun için önemli olduğunu bilen bir insanın yaptığı işten aldığı verim, normal bir insandan çok daha fazladır. Kendimde de denediğim ve işe yaradığını düşündüğüm bazı şeylerden bahsedecek olursam:
•Ders çalışmaktan çok yorulduğumda ve beynimin tamamen dolduğunu hissettiğimde vücudumu yorarım. Bu şekilde beynim rahatlamış olur. Örneklendirmek gerekirse mola vermeye ihtiyacım olduğunda enerjik bir müzik açıp dans edebilirim veya spor yapabilirim. Hem motivasyonumu yükseltmiş olup hem de beynimi rahatlatmış oluyorum bu şekilde.
•Kitap okumak. Nasıl yani kitap beyni daha fazla yormaz mı gibi sorular belirmiş olabilir zihninizde. Olabilir ama bende işe yarıyordu örneğin. Bunun sebebi aslında yapmaktan hoşlandığımız şeylerin sizi mutlu etmesinde saklı. Güzel bir doğa yürüyüşü, sevdiğimiz bir şarkı, basit bir sohbet bizi büyük ölçüde rahatlatabilir.
•Ders çalışırken hep aynı şekilde durmak ağrılara yol açabilir. Sınav içinde bu geçerli, bu sebeple ufak esneme hareketleri bilmek sınav sırasında özellikle daha fazla oksijen almanıza sebep olur. Vücut rahatlar algılama kapasiteniz artar.
•Sınav esnasında biraz rahatlamaya ihtiyacınız olduğu dakikalarda sizi kurtaracak şey doğru nefes alma teknikleridir. Bu da öncesinde yatan nefes alma egzersizlerini düzenli yapmaktan geçer. Doğru nefes almak stresinizi azaltır, vücudunuzu rahatlatır, soruları daha doğru ve net okuyabilmenize yardımcı olur.

5-    UYKU DÜZENİ

Her insanın uyku düzeni birbirinden farklıdır. Özellikle sınavın yaklaştığı dönemlerde ne kadar çalışsam o kadar kardır diye düşünerek uykusuz kalacağınız günlerin sayısı da artacaktır. Bu durumlarda yorgun düşeceksinizdir. Bunun önüne geçmek için uykunuzu da zamanı kullanarak daha verimli ve kısa hale getirebilirsiniz. İnsan vücudu çoğunluk olarak gece 11 ve 3 arasında normal uyuduğu bir zaman diliminin iki katı kadar daha çok verim alırmış. Bu sebeple sabahlara kadar çalışmak yerine bu zaman dilimleri arasında uyumayı alışkanlık haline getirmek daha verimli ve sağlıklı olacaktır. Sınavdan önceki gün ise uykusuz kaldım sınavda hiçbir şey aklıma girmeyecek diye düşünmek çok da doğru değil. Çünkü o gün sınava hiç uyumadan bile gitsek normal bir güne başlamamızdan çok daha zinde ve iyi hissedebiliriz kendimizi. Heyecan, uyku ve diğer çoğu duyguyu bastırabileceği seviyede olacağı için uykusuz kalmak düşündüğünüz kadar kötü etkilemez sınavda. Tabii ki uyumaya çalışmalı ve uykusuz gitmemeliyiz. Ama böyle bir durumda karşılaştığımızda da bu durum düşünüldüğü kadar korkunç değildir.

Şunu unutmamalıyız ki insanlar tamamen birbirinden farklı özelliklerle dünyaya gelirler. Her şeyden önce kendimizi bilmeliyiz, kendimize odaklanmalıyız. Bizi ilgilendiren yine sadece kendimizdir. Diğerleriyle kıyaslamak, geri de kalınca üzülmek veya geçince mutlu olmak bizi ilerletmez. Sadece geri götürür. Hayallerimizi yaşayabileceğimiz sadece bir yaşantımız olacak ve bu hayaller kesin olarak bu sınavdan geçip geçmediği henüz bilmiyoruz. O yüzden tüm yaşantımızı sadece burası ile kısıtlamak bizi yorar. Kısa süreli planlar ile o anı dolu dolu yaşamak ve geri dönüp baktığımızda keşke dememek için elimizden geleni yapmaya odaklanmalıyız.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.