Ads Top

Sevdiğin mesleği yapmak

Merhaba arkadaşlar bugün sizlerle meslek seçiminin önemi hakkında konuşmak istiyorum. Eğer ben hayatımın bu önemli evresinde gazeteyi açıp “Yapılan araştırmalara göre ankete katılan binlerce insandan alınan sonuçlar gösteriyor ki %84 oranında insan işini severek yapmıyor.” böyle bir haber ile karşılaşıyorsam bu yazıyı yazma ihtiyacı duyuyorum. Birçok kardeşim birkaç ay içinde üniversite tercihi yapacak bu yüzden böyle bir yazı hazırlamak istedim umarım faydası olur.

Öncelikle şu noktaya değinmek istiyorum. Bir işi sadece para kazanmak için yapacaksak o işi yapmamızın hiçbir anlamı kalmıyor. Örneğin doktor olmayı insan hayatı kurtarmaktan, insanlara yardımcı olmaktan ziyade; sadece yüksek maaş almak için seçiyorsan ciddi sorunlara yol açıyorsun ki eminim hepiniz bu örnekle karşılaşıyorsunuzdur. Bir inşaat mühendisi düşünün ki bir kuru toprak üzerine belki 10-20 katlı bir yapı yapmanın bir parçası olmaktan ziyade; sadece para kazanmak için işini yapıyor(bkz: müteahhit olmuş.)


Düşünsenize sabah kalkacaksınız işe gideceksiniz çoğu zaman gün battıktan sonra eve döneceksiniz ve bu zamanı sevmediğiniz bir işi yaparak geçirebilir misiniz? Zamanı doldurmak ve ay sonunda parasını almanın peşine düşmüş o kadar çok insan var ki hayretler içerisinde kalıyorum. Belki yaşımdan ötürü böyle düşünüyorum ama bence insanın bir hayat felsefesi ve planları olmalı. Çalışmak için yaşamak yerine, yaşamak için çalışmak gerektiğini düşünüyorum. Bunu benimseyememek hayat şartlarının zorluğundan kaynaklanıyor olabilir ama yaptığımız işi seversek bu şartlar bizi zorlamıyor tam tersine onları aşmak ve devam etmek için güçleniyorsun. Düşünsenize etrafınızda sevdiğiniz insanlar var aile gibi oluyorsunuz ve sevdiğiniz işi yapıyorsunuz yani her sabah gideceğiniz yer için lanet okumak yerine güzel bir ortama gidecek ve güzel işler yapacak olmanın huzuruyla uyandığınızı… Şimdi bunu okurken içinizden diyorsunuz ki “Hadi canım sende nerde yaşıyorsun ütopyada falan mı? Kendine gel, burası acımasız bir dünya.” Kimse kusura bakmasın arkadaşlar bu yanlış giden düzeni düzeltmek bizim elimizde.
"Zor zamanlarınız olacaktır. Dünya üstünüze geliyormuş hatta üstünüze yıkılmış gibi hissedeceksiniz fakat unutmamanız gereken bir şey var siz dünyanın üzerindesiniz ve ona basıyorsunuz."
Gidin ve içinizden gelen işi yapın. Aileniz istediği için değil siz yapmaktan keyif aldığınız için o mesleği seçin. Elbette büyüklerinizin fikirlerini dinleyin ama başkalarının kriterlerine göre seçimler yapmayın. Başkalarının kriterlerine göre seçim yaparsanız, başkalarının yolundan gitmiş olursunuz. Sizin hikâyeniz farklı yokuşlarınız farklı. Emin olun ki sevmediğiniz bir işte başarılı olamayacak ve hayalini kurduğunuz maaşları alamayacaksınız. Yani insanların haklarını savunmak istiyorsanız avukat, öğretmeyi seviyorsanız öğretmen, hayat kurtarmak ve insanlara yardımcı olmak için doktor, insan hayatına faydası dokunan pratik ve akıllı çözümleriniz varsa mühendis olun. Hele bir de istediğiniz işte başarılıysanız sizden şanslısı yok bu dünyada. Her işin zorluğu vardır ama istediğiniz işi yapıyorsanız ve bu işte başarılıysanız bu zorluklar sadece aşılması gereken minik tatlı tümsekler gibidir.
Hayat, sonsuz zannedilen aslında bir günlük bir oyun ve bizler bu sahnedeki rolümüzü oynamak için tek bir hakkı olan oyuncularız. Lütfen bu hakkınızı iyi değerlendirin. Küçüklüğümden beri ailemin bana söylediği çok güzel bir laf vardır. “Kızım ne olursan ol en iyisini yap. İlla öğretmen doktor avukat mühendis olmak zorunda değilsin sokakta çöpçüde olabilirsin ama o işi de en iyi şekilde yap!" Bana her zaman hırs ve azim arasındaki ince çizgiyi öğrettiler. En iyisi ol değil en iyisini yap dediler. Bende şimdi naçizane fikirlerimi sunarken diyorum ki lütfen sizi mutlu edecek dolayısıyla çevrenizdeki insanları da mutlu edecek işi yapın. Ancak böyle en iyisini yapabilirsiniz.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim yorumlarınızı bekliyorum :)

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.